Home > International, Interviews > ‘Batı’ya Türkiye’yi ve Ortadoğu’yu anlatmak’ – Hülya Polat, VOA Türkçe

‘Batı’ya Türkiye’yi ve Ortadoğu’yu anlatmak’ – Hülya Polat, VOA Türkçe

This interview about Dining with al-Qaeda with Hülya Polat of VOA’s Turkish service features a photograph in 2002, taken as I sacrificed my hair to win insights from a whip-saw handed barber in central Baghdad. He claimed to have trimmed the locks of the pre-1958 King of Iraq, to have had the young Saddam Hussein in his shop in al-Rashid Street, and to have done the hair of British officers from the days of the monarchy  … unfortunately my sartorial sacrifice was pretty much in vain since reasons for his survival clearly included his eccentric vagueness.

Hugh Pope’dan Yeni Kitap: “Dining with Al-Qaeda”

Hülya Polat | Washington

06 Nisan 2010

Hülya Polat | Washington 06 Nisan 2010

Foto: Stephen Glain

Uluslararası Kriz Grubu Türkiye/Kıbrıs Direktörü olan ve 25 yıldır İstanbul’da yaşayan Hugh Pope, uzun yıllar Wall Street Journal, New York Times gibi büyük Amerikan gazeteleri için muhabirlik yapmış. Pope karşılaştığı en büyük zorluğun Batı’ya Türkiye’yi ve Ortadoğu’yu anlatmak olduğunu söylüyor. Amerika’da piyasaya çıkan “Dining with Al-Qaeda/El-Kaide’yle Yemek Yemek” adlı yeni kitabını tanıtmak amacıyla geçtiğimiz günlerde New York ve Washington’da konuşmalar yapan Pope, Hülya Polat’ın sorularını yanıtladı.

Gazeteci-yazar  Hugh Pope’un yeni kitabı “Dining with Al Qaeda” “El Kaide’yle Akşam Yemeği” (El Kaide’yle Yemek Yemek) piyasaya çıktı. Ortadoğu’da Arapça, Farsça ve Türkçe öğrencisi ve araştırmacı-gazeteci olarak 30 yıldan fazla süre geçiren Pope, yıllardır İstanbul’da yaşıyor.

Hugh Pope’un son kitabına “El Kaide’yle Akşam Yemeği” adını vermesi, reklam ve pazarlama hilesi değil. Pope, gerçekten de 11 Eylül 2001 terör saldırılarından kısa süre sonra El Kaide üyelerinden biriyle yemek yemişti. O zaman Wall Street Journal gazetesi  için muhabirlik yapan Pope, uçakları kaçıran Suudi vatandaşları hakkında daha fazla bilgi edinmek için Riyad’a gitmiş ve intihar saldırısı düzenleyenleri ölüm misyonuna hazırlamakla sorumlu genç bir militanla görüşmüştü. Pope bu olayı şöyle anlatıyor:

“Afganistan’daki kamptan gelen militanlardan biriydi. Bana Amerika’daki misyona hazırlanmadan önce Afganistan’daki kampta eğitim alan militanları anlattı. Yarısından çoğunu tanıyordu ve yaptıkları saldırı için onları takdir ediyor, ‘harika çocuklar’ olarak tanımlıyordu.”

Courtesy: Hugh Pope

Hugh Pope, militanın kendisini öldürmemesi için Kuran’dan ayetler okumak zorunda kaldığını, oldukça gergin bir ortamda başlayan söyleşinin sürpriz bir şekilde samimi bir akşam yemeğiyle son bulduğunu söylüyor. Pope, bu yemekten sonra Ortadoğu’daki farklı dünyaları Amerikan halkına tanıtmak için duyduğu isteğin yeniden alevlendiğini belirtiyor:

“Amerikan halkına gazetecilerin büyük çoğunluğunun dürüst olduğunu, gazetelerde okudukları haberlerin çoğunun doğru olduğunu, ancak hikayenin burada bitmediğini anlatmak istiyorum. Başka bilgi kaynaklarını da araştırmalı, elinizdeki verileri başkalarıyla karşılaştırmalı, duyduklarınız hakkında düşünmeli ve konulara farklı bakış açılarından bakmayı öğrenmelisiniz.”

Hugh Pope, “Bölgede geçirdiğim 30 yıl boyunca öğrendiğim en önemli şeylerden biri, Ortadoğu’nun sadece İslam dünyasından ibaret olmadığını anlamaktı,” diyor.

“Dünyanın neresi olursa olsun insanları tek bir etiket altında toplamanın zararlı olduğunu düşünüyorum. Örneğin kitabımda kullandığım tekniklerden biri, İslam kelimesini kullanmaktan mümkün olabildiğince kaçınmak oldu. İslam kelimesini kullandığınızda herkes farklı bir anlam çıkarıyor. Bir ülkeyi, hatta İslam dünyasını sadece tek bir özellikle tanımlayamayacağımızı göstermeye çalıştım.”

Gazeteci-yazar Hugh Pope, hukuk sistemi şeriat olan ülkelerin şeriat kanunlarını çok farklı şekillerde uyguladığına dikkati çekiyor.  Yazar, Amerika karşıtı İslam rejimi tarafından yönetilen İran’da  tanıştığı birçok İranlı’nın Amerika’yla çok daha yakın ilişkiler kurmak istediğini gördüğünü  belirtiyor.Pope kitabında ayrıca nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan Mısır ve Türkiye’deki laik hükümetlerin geldikleri farklı noktaları da değerlendiriyor.

“Türkiye’nin Avrupa’ya açılan bir penceresinin olması ve İsrail’le komşu olmaması büyük şans. İsrail’in Mısır’daki gelişmeye sekte vurduğu çok açık. Albay Nasır 1952’de Mısır’da niçin başa geldi? 1948 İsrail Savaşı sırasındaki yenilgi ve İsrail’le olanlar nedeniyle ulusal çapta bölünme duyguları hakim olduğu için. Ne yazık ki Mısır’daki baskıcı yönetim, Mısır halkının neler başarabileceğini göstermesine engel oldu.”

Hugh Pope, Ortadoğu araştırmalarına hakim olan tipik akademik yaklaşımın ve gazetecilerin bölgeden geçtiği haberlerin Amerikan halkına Ortadoğulular hakkında olumsuz ve gerçekdışı bir tablo sunduğunu söylüyor.

“Herkes artık Ortadoğu’yu sanki bir hayvanat bahçesi, karmakarışık yabani hayvanların toplantığı bir yer gibi görmekten vazgeçmeli. Hepimiz insanız, hepimiz aynı şeyleri paylaşıyoruz. Örneğin her yerde erkek çocukları arabaları sever, kızların da benzer zevkleri vardır. Ortadoğu’ya olan bakışımızda eksik olan, insan unsurunun görünmemesi. Medya hep en garip, en korkunç haberleri, hikayeleri aktarıyor.”

Hugh Pope, Amerikan kamuoyuna bölge hakkında daha doğru ve eksiksiz bilgi vermek için medyayı kullanan eğitimli Ortadoğulular’ın sayısının artması nedeniyle iyimser. Yazar ayrıca Başkan Obama’nın İslam dünyasıyla diyalog kapısını açarak Amerikan halkının Ortadoğu’nun birçok yönünü görmesini sağladığı için de memnun. Başkan Obama, bir yıl önce Türkiye’de yaptığı konuşmada Amerika’nın İslamiyet’le savaşmadığını, İslam dünyasıyla ortaklık kurmak istediğini söylemişti. Türkiye ziyaretinden iki ay sonra Mısır’a giden Başkan Obama, Kahire’de yaptığı konuşmada da, Amerika ve Müslümanlar arasında yeni bir başlangış arayışı içine girme sözü vermişti. Hugh Pope Başkan Obama’nın İran’a da açıkça el uzattığını söylüyor.

Deneyimli gazeteci, yeni kitabını okuyacak Batılılar’ın Ortadoğu ülkelerini yeni bir bakış açısından görecekleri, Ortadoğu halklarının sesini daha yakından duymaya başlayacakları konusunda umutlu.

“Kitabımın Ortadoğu’nun ne anlama gelebileceği konusunda fikir ve bakış açıları sunan bir kaynak olmasını istiyorum.”

Hugh Pope’un “Dining with Al Qaeda: Three Decades of Exploring the Many Worlds of the Middle East” “El Kaide’yle Akşam Yemeği: Ortadoğu’daki Birçok Dünyayı Keşifle Geçen 30 Yıl” adlı kitabı, St. Martin  Yayınevi tarafından piyasaya sürüldü. Hugh Pope da Amerika’da Washington ve New York’ta imza günleri yaparak kitabını tanıttı.

Advertisements
Categories: International, Interviews
  1. October 8, 2010 at 4:31 pm

    Çok güzel sözler

  1. No trackbacks yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: